
Bağ Kurmak Bir Zorunluluktur
- RECEP EMIRHAN ATLIAKIN
- 14 Tem
- 1 dakikada okunur
Sadece kendi 'Ben'iyle sağlıklı bir bağ kurabilen insan, bir başkasıyla gerçekten bağ kurabilir.
İnsan, içine doğduğu ilişkiler ağının bir ürünüdür. Hayatta kalmak, regüle olmak ve dünyada bir anlam bulabilmek için bir ötekine ihtiyaç duyarız; çünkü ruhumuz ve sinir sistemimiz bağ kurmaya programlanmıştır. Ancak bugün, gerçek bir "bağ kurmak" ile bir başkasının varlığı içinde "kaybolmak" arasındaki o hayati çizgiyi sıklıkla kaçırıyoruz. Kendisiyle temasını kaybetmiş, kendi içsel bütünlüğünün parçalanmış yönleriyle yüzleşmemiş bir insan, ilişkiler sahnesine çıktığında aslında bir bağ kurmaz; sadece kendi içsel boşluğunu, çözülmemiş travmasını ve regüle edemediği duygularını ötekinin üzerine yansıtır.
Erken dönemde yaşanan ilişkisel yaralanmalar insan ruhunu böler: Sağlıklı parçamız, travmatize olmuş parçamız ve hayatta kalmaya çalışan parçamız. Eğer kendi "Ben"imizle olan bağımız kopmuşsa, bir başkasıyla ilişki kurarken sahneye kaçınılmaz olarak "hayatta kalan parçamızla" çıkarız. Bu parça; ya aşırı uyumlu olarak kendini yok sayar ya da kontrolcü mekanizmalarla ötekini manipüle etmeye çalışır. Bu durum, iki insanın gerçek anlamda buluşmasını engeller ve ortaya sadece karşılıklı olarak birbirimizin hayatta kalma mekanizmalarını tetiklediğimiz yıkıcı bir döngü çıkarır. Bir başkasıyla kurulan bağın bizi hasta etmemesi, aksine iyileştirmesi için, öncelikle kendi içimizdeki o bölünmüş ve yabancılaşmış parçalarla el sıkışmamız gerekir.
Gerçek bir yakınlık, iki muhtaç insanın birbirinin yaralarını sarması veya birbirini tamamlaması değildir; kendi sınırlarına ve bütünlüğüne sahip iki özgür "Ben"in yan yana yürüyebilme cesaretidir. Kendi acısıyla, korkusuyla ve arzusuyla dürüstçe bağ kurabilen insan, ötekini de kendi yansımalarından bağımsız, olduğu gibi görebilme olgunluğuna erişir. İlişki, bir hayatta kalma cephesi olmaktan çıktığında, bizi onaran ve zenginleştiren o gerçek doğasına kavuşur.
Unutmayın; ötekiyle kurabildiğimiz bağın derinliği, kendi içimize inebildiğimiz derinlik kadardır.



Yorumlar