
Gerçeği Olduğu Gibi Görmek Körlükten İyidir
- RECEP EMIRHAN ATLIAKIN
- 20 saat önce
- 2 dakikada okunur
Hayat bazen o kadar karmaşık ve zorlayıcı gelir ki, zihnimiz otomatik bir savunma mekanizmasıyla devreye girer: Körlük. Bir şeyleri görmezden gelmek, olmamış gibi davranmak veya üstünü örtmek, o an için bize sahte ama konforlu bir güvenlik hissi verir.
"Zaman zaman acı da verse, görmek kör olmaktan iyidir." — Abraham Maslow
İnkârın Yorgunluğu ve Vicdanın Gören Gözü
Bir problemi görmezden gelmek, onu yok etmez; sadece bilincimizin arka odasına kilitler. O kilitli kapının ardındaki şeyin huzursuzluğu, hayatımızın her alanına sızar. Biz "görmüyorum" desek de, içeride, en derinde adına vicdan veya içsel dürüstlük dediğimiz bir tanık vardır. Ve o tanık, her şeyi, ama her şeyi görür. Gerçeği halı altına süpürmek, inanılmaz bir psikolojik enerji tüketir. İnkârın yorgunluğu, yüzleşmenin getireceği anlık acıdan çok daha yıpratıcıdır. Maslow’un dediği gibi, görmeyi seçmek, bu beyhude kaçışın getirdiği yorgunluğu bırakmaktır.
Yüzleşmenin Getirdiği Ferahlık ve Doyum
Gerçeklikle kalmaya çalışmak, ilk başta can yakıcı olabilir. Ancak, "olanı" olduğu gibi kabul ettiğiniz an, sırtınızdaki o görünmez yükün hafiflediğini hissedersiniz. Bu, teslimiyet değil, aktif bir farkındalıktır. "Tamam, durum bu" diyebilmek, belirsizliğin ve inkârın yarattığı o boğucu anksiyete yerine, netliğin getirdiği bir doyum ve ferahlık alanına kapı açar. İyileşme, o ilk acılı yüzleşmeyle başlar ve ancak o zaman yola, gerçekten önümüze bakarak devam edebiliriz.
Şu Anın Acısı, Geçmişin Yankısı Olabilir mi?
Peki, neden bazı gerçekleri görmek bu kadar zordur? Neden bazı acılar katlanılmaz gelir? Bazen, şu an kabul edemediğimiz bir durum, sadece şu anla ilgili değildir. O acı, geçmişte bir gün kabul edemediğimiz, inkâr ettiğimiz veya yaşayamadığımız daha büyük bir yaranın, bir "tamamlanmamış mesele"nin yankısı olabilir. Beynimiz, o eski yarayı korumak için şu anki benzer bir durumu da görmezden gelmeyi seçer. Bu karmaşık bağlantıları, yani şu anın acısının altındaki o eski katmanları en net ve güvenli şekilde fark edebildiğimiz yer ise psikoterapi sürecidir. Terapist, o "körleşen" yerlere ayna tutarak, geçmişin yükünü bırakmanıza ve Maslow’un işaret ettiği o cesur "görme" eylemini gerçekleştirmenize rehberlik eder.



Yorumlar