
Zihinsel Hapishane: Senaryolar ve Gerçeklik Arasındaki Uçurum
- RECEP EMIRHAN ATLIAKIN
- 17 Şub
- 2 dakikada okunur
Birçok danışanımın ortak cümlesi şudur: "Yapamam, çünkü kesin kötü bir şey olacak." Bu noktada devreye giren mekanizma aslında beynin geçmişteki bir yarayı, yani bir travmayı koruma çabasıdır. Travma, zihni öyle bir noktada dondurur ki, kişi yeni bir adım atmaya kalktığında beyin otomatik olarak en korkunç senaryoları bir film gibi oynatmaya başlar. Bu "zihinsel ketlenme" hali, bizi sadece başarısızlıktan değil, aynı zamanda hayattan ve kendi gerçek kapasitemizden de mahrum bırakır. Oysa kaçtığımız o "korkunç son", çoğu zaman sadece zihnimizin bizi korumak için yarattığı bir illüzyondur.
Nörolojik açıdan baktığımızda, beyin belirsizlikten nefret eder ve bu boşluğu geçmişteki olumsuz deneyimlerle doldurmaya bayılır. Kendimizi tuttuğumuz, yapamayacağımızı düşündüğümüz ve ertelenmiş her eylem, aslında zihnimizde devleşen birer canavara dönüşür. Ancak ilginç olan şudur: O adımı atıp gerçeklikle temas ettiğinizde, o devasa korkuların birer kağıttan kaplan olduğunu fark edersiniz. Gerçeklik, her ne kadar zorlayıcı olsa da, beynin "güvende kal" emriyle ürettiği o sonsuz işkence senaryoları kadar yıpratıcı değildir. Eyleme geçmek, zihindeki o karanlık sisi dağıtan en güçlü panzehirdir.
Kendi kapasitenizi keşfetmenizin önündeki en büyük engel, dış dünyadaki zorluklar değil, kendi içinizde kurduğunuz o mahkemedir. "Ya rezil olursam?", "Ya yine reddedilirsem?" gibi sorularla kendinize çektirdiğiniz o zihinsel eziyet, aslında yaşanacak olan olası bir başarısızlıktan çok daha fazla enerji tüketir. Gerçeklikle yüzleşmek ve sadece "denemek", zihnin o kilitli kapılarını açar. Unutmayın ki, denediğinizde karşınıza çıkan gerçeklik her zaman yönetilebilir bir veridir; ancak zihninizdeki o dipsiz kuyu yönetilemez bir kaostur. Louis Cozolino'nun da belirttiği gibi:
"Gerçeklik hiçbir zaman kendimize ettiğimiz zihinsel işkenceler kadar korkunç değildir."
Profesyonel Destek ve İletişim
Ben Psikolog Emirhan Atlıakın. Masterson ekolü ve nöropsikolojik yaklaşımlarla, danışanlarımın kendilerini hapsettikleri bu zihinsel döngüleri kırmalarına ve gerçek kendilik kapasitelerini ortaya çıkarmalarına rehberlik ediyorum. Kadıköy’deki ofisimde, özellikle travma sonrası ketlenmeler ve özgüven problemleri üzerine yoğunlaşan terapi süreçleri yürütmekteyim.
Siz de zihninizin yarattığı o korkutucu senaryolardan özgürleşmek ve gerçekliğin sunduğu güvenli alana adım atmak isterseniz, Moda'daki kliniğimde profesyonel destek alabilir veya aşağıdaki formu doldurarak randevu oluşturabilirsiniz.



Yorumlar